Aşk;
Yaşanmış kavgaların asil yarası
Tükenmişliğe uzanan bir yol
Hasretlerle yoğrulan bir sahil,
Ümitsizliğin diğer yarısı...
Aşk;
Kavuşmanın önündeki engeller
Savrulup gitmenin kaygısı
Ömrün hiçliğe doğru hoyratlığı
Belki bir arzu, belki düş kırıklığı
Belki de yaşamak için bir sebep…
Aşk;
Yazgımızın amansız hırsızı
Gidenlerin ardı sıra dökülen gözyaşı
Sonsuzluğun yitik anahtarı,
Ayakta durabilmenin sabrı…
Aşk;
Tesadüfler zincirinde bir halka
Toprağa düşen yağmur damlası
Perişanlığın durdurulmaz kaynağı
Harabe bir bedendeki bitmeyen acı…
Aşk;
Nedensizce sokulan bir yabancı,
Hükümsüzlüğün son sınırı
Kırık bir kalpte, ağlatan bir beste
Arabesk bir söyleyişte aykırı mısralar…
Aşk;
Hiç böyle anlatılmadı,
Böylesine yaşanmadı soluksuzca
Kalem tükendi, kâğıtlar yandı
Aşk; yine o meçhûllerde kaldı…
--------------------
Hiç bir şeyini unutamayacağım sanırdım
Aşk ne tatlı
Ne yalan şeydi
Bu arada ismin neydi?
UNUTTUM..