ExForum | Paylaşımın Merkezi

Full Versiyon: Siyasette yüz kızartıcı gelişmeler
Şu anda tam olmayan bir veriyonu görüntülüyorsunuz. Tam versiyonu görmek için, buraya tıklayın


AKP’nin önümüzdeki seçimde yeniden tek başına iktidara gelme olasılığı üzerine çeşitli çevrelerce sürdürülen alternatif  yaratma arayışlarında her gün yeni bir gelişme ile karşılaşılıyor. Kimileri CHP-MHP koalisyonunu yeterli görürken, bazı çevrelerde çok daha geniş bir işbirliğine gidilmesi gerektiği inancı yaygın. Bu arayışların ortak noktası, Türkiye’nin yakın geçmişinde önemli sorumluluklar üstlenen siyasi kadrolara yaslanması.

Zaten faaliyetin merkezinde duran Süleyman Demirel 40 yıldır Türkiye siyasetindeki yerini koruyor. GATA’da fişe bağlı bir biçimde yaşatılan Bülent Ecevit’ten Mehmet Ağar’a, Mesut Yılmaz’dan Devlet Bahçeli’ye birçok kişi aralarında Amerikalı diplomatların, etkili komutanların, büyük patronların ve gazetecilerin olduğu bir görüşme trafiğinin parçası haline gelmiş durumda.

Bütün bu görüşmelerin bir bölümünün fantezi olduğunu herkes bilse de, yakın gelecekte AKP’ye karşı bir ya da birden fazla yeni oluşumun ortaya çıkmasına kesin gözüyle bakılıyor. İşte gündemdeki senaryolar:

Herkes kendi bahçesini toparlasın
CHP ve MHP arasındaki bir işbirliğinin hükümet olmak için yetmeyeceğini bilen etkili çevreler, Cumhuriyet Halk Partisi, DSP ve SHP’nin bir araya gelmesini sağlayarak işe başlamak istiyorlar. Aslında bu doğrultuda epey mesafe alınmış durumda. Bülent Ecevit’in rahatsızlığının süreci iki nedenle hızlandırdığı söyleniyor. Hastaneye kaldırılmadan önce “birlik” görüşmelerine başlamış olması Ecevit’in siyasi vasiyeti olarak gündeme getirildi. Bülent Ecevit’in “birlik” süreci yoluna girdikten sonra ölümüne izin verileceği, hatta cenazesinin bu birliğin gösterisi haline getirileceği iddiaları hâlâ gündemde. Öte yandan Ecevit’in yokluğunda CHP çatısındaki bir birleşmenin daha kolay olacağı da ileri sürülüyor.

Üç parti arasında henüz bir “liderler” zirvesi gerçekleşmemiş olsa da, üst düzey yöneticilerin bazı aracılarla yan yana geldiği ve nasıl devam edileceğini tartıştıkları biliniyor. DSP Genel Başkanı Sezer’in önümüzdeki haftalarda Baykal ile bir araya gelmesinin güçlü bir olasılık olduğunu belirten bazı yorumcular, büyük gazetelerin Ankara sorumlularının tarafları yan yana getirmek için yoğun bir faaliyet yürüttüklerini, Demirel’in de bu konuda ağırlığını koyduğunu söylüyorlar.

Projeyi destekleyenler, üç partinin yan yana gelmesi durumunda yüzde 20’nin üzerinde oy almasının bekleneceğini ve bu koşullarda AKP’nin Meclis çoğunluğunun engellenebileceğini düşünüyorlar.

ANAP’tan kurtulma planları
CHP’nin oylarını yukarı çekmek için sürdürülen girişimlerin yanı sıra, TBMM’ye girmesi beklenen MHP ve DYP’den oy alan ANAP’ı devre dışı bırakmak için de hazırlıklar yapılıyor. Erkan Mumcu’nun “büyük koalisyon”a şimdilik sıcak bakmaması ve ANAP’la DYP arasında bir birliğin uzak bir olasılık haline gelmesi nedeniyle, ANAP’ın eski kadrolarının harekete geçirildiği görülüyor. Geçen hafta “siyasete dönüyorum” diyen Mesut Yılmaz’ın yanı sıra, İlhan Kesici ve kendi partisi olan Yaşar Okuyan’ın ANAP’ı karıştırmaya dönük girişimlere öncülük ettikleri ileri sürülüyor. Yüzde 5-6 civarında oyu olduğu tahmin edilen bu partinin küçültülmesi ya da DYP’le işbirliğine gitmesi durumunda CHP-MHP-DYP koalisyonunun rahatlatıcı bir TBMM çoğunluğuna sahip olacağının hesapları yapılıyor. Bu arada Mehmet Ağar’ın, böyle bir koalisyona katılmak yerine onu dışarıdan destekleyeceği ve önümüzdeki dönem kritik bir rol üstlenmek istediği de konuşuluyor.

Hikmet Çetin dönüyor
Adı Cumhurbaşkanlığı için geçen ve Tempo’nun anketinde diğer “rakipleri” açık ara geçen Hikmet Çetin, bu yıl Afganistan’daki NATO’nun baş temsilciği görevini bırakarak Türkiye’ye döneceğini açıkladı. Daha önce ABD’nin isteğiyle görev süresini uzatan Çetin’in cumhurbaşkanlığı konusunda bir dizi görüşme yapacağı, ayrıca partiler arasındaki pazarlıklarda arabuluculuğa soyunacağı iddia ediliyor. Hikmet Çetin’in adaylığı konusunda bir tek DYP’nin çekince koyduğu da söylenenler arasında.

Demirel’in ABD Büyükelçisi ile görüşmesi
Süleyman Demirel’in bütün bu görüşmelerin ardından ABD Büyükelçisi ile bir araya gelerek yemek yiyeceği de bizzat Demirel tarafından doğrulandı. Ayrıntılar bir yana, bu senaryoları asıl tetikleyen, AKP’ye karşı güçlü bir seçeneği elinde tutmak isteyen ABD yönetimi. Bu nedenle Demirel’le Wilson’un yemeğinde görüşülenler Washington’un Türk siyasetine mesajı olarak da yorumlanacak. ABD'li diplomatların CHP ve MHP ile de sürekli görüşmeler yaptıkları biliniyor.
Referans URL