11-22-2006, 03:23 PM
Robert De Niro

" Benim çalışma şeklimde anarşi ile disiplinin kesin bir uyumu söz konusudur." diyerek kendine özgü oyunculuğunu özetleyen New York doğumlu İtalyan aktör Robert De Niro, bu başarısını sanatçı kökenli bir aileden gelmesine borçlu oldugunu iddia ediyor. Annesi ressam, babası ressam, heykeltıraş ve aynı zamanda şair olan De Niro, küçükken çok zayıf ve solgun bir bünyesi olduğu için, New York'un " küçük Italya "sı olarak bilinen mahallesinde " Bobby Milk " olarak çağrılırmış.
Üzerindeki utangaçlığı on yaşında edindiği ilk sahne deneyimi olan " The Wizard of Oz " oyununda atmayı başardı. Daha sonraları Çehov'un " The Bear " ( Ayı ) oyununda yer alan aktör, giderek oyunculuğa ısındı. Yöntem oyunculuğunun en önemli temsilcileri olan ve sayısız başarılı aktörün doğmasına neden olan Stella Adler ile Lee Strasberg'ten eğitim almaya başladı.
Sinemadaki ilk aktörlük deneyimini Brian De Palma'nın " The Wedding Party " filmiyle gerçekleştiren De Niro, bu filmin ardından aynı yönetmenin " Greetings " ile " Hi,Mom! " filmlerinde rol aldı. " Bang the Drum Slowly " ( 1973 ) filminde canlandırdığı, ölmek üzere olan beyzbol oyuncusu Bruce Pearson karakteri ile En İyi Erkek Oyuncu dalında New York Film Eleştirmenleri Ödülü'nün sahibi oldu.
Aynı yıl yönetmenliğini Martin Scorsese'nin yaptığı " Mean Streets " adlı filmdeki performansı ile bütün dikkatleri üzerine çeken aktör, yönetmenle uyumlu bir ikili oluşturarak içlerinde " Taxi Driver ", " Raging Bull " ve " GoodFellas " gibi başarılı yapımların yer aldığı toplam sekiz filme Scorsese ile birlikte imza attı.
1974 yılında Francis Ford Coppola'nın büyük beğeni kazanan gangster filmi " The Godgather, Part II " ile Hollywood'un starları arasına adını yazdıran aktör, Vito Corleone rolü ile En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu dalında Oscar Ödülü'nün sahibi oldu.
Bir boksörü canlandırdığı " Raging Bull " filmindeki unutulmaz performansı ile yakaladığı başarının geçici olmadığını ispatlayan De Niro, bu kez En İyi Erkek Oyuncu dalında Oscar'ı kazanmasını bildi.
90'larla birlikte daha önceki filmlerinde sergilediği sert oyunculuğunda yumuşamalar gözlenen aktör, Sean Penn ile oynadığı " We're No Angels " ve " Mary Shelley's Frankenstein " filmlerindeki performansları ile olumsuz eleştirilere maruz kaldı. Özellikle sahibi olduğu yapım şirketi Tribeca Film Merkezi'ne gelir sağlamak için ticari filmlerde vasat rollere soyunmaya başlayan De Niro, " The Fan "deki oyunculuğu ile seyircisine eski günleri aratır oldu.
İkisi de 1995 yapımı olan " Heat " ve " Casino " filmleriyle kendini affettirmeye çalışan aktör, " Sleepers " ve " Marvin's Room " da görev aldığı yan rollerle yeniden tırmanışa geçti. Ünlü yönetmen Quentin Tarantino'nun daha öncekilere nazaran fazla beğenilmeyen " Jackie Brown " ve Dustin Hoffman ile birlikte rol aldığı ve bir skandalı örtbas etmek için gerçek dışı senaryo üreten özel bir görevliyi canlandırdığı " Wag the Dog " filmleriyle kariyerine yaraşır oyunculuklar çıkardı.
1998 yılında bir edebiyat uyarlaması olan ve başrollerinde Gywneth Paltrow ile Ethan Hawke'un yer aldığı " Great Expectations "da rol aldıktan sonra bir komedi filmi olan " Analyze This "te psikolojik tedavi gören bir mafya babasını canlandırdı. Bu filmin ardından Joel Schumacher'in " Flawless " adlı filminde rol alan ünlü aktör, filmde transseksüel komşusu ile konuşarak terapi gören bir güvenlik görevlisini oynadı.
De Niro, 2000 yılında, George Tillman, Jr.'ın yönettiği " Men of Honor " ( Onurlu Bir Adam ) filminde ve Jim Herzfeld'in yönettiği " Meet the Parents " ( Zor Baba ) filminde rol aldı.
2001 yılında gösterime giren " 15 Minutes " ( 15 Dakika )isimli macera filminde Edward Burns, Kelsey Grammer, Avery Brooks ve Melina Kanakaredes ile birlikte rol alan aktör, filmde New York Emniyeti cinayet masası dedektifi Eddie Flemming karakterini canlandırdı.

" Benim çalışma şeklimde anarşi ile disiplinin kesin bir uyumu söz konusudur." diyerek kendine özgü oyunculuğunu özetleyen New York doğumlu İtalyan aktör Robert De Niro, bu başarısını sanatçı kökenli bir aileden gelmesine borçlu oldugunu iddia ediyor. Annesi ressam, babası ressam, heykeltıraş ve aynı zamanda şair olan De Niro, küçükken çok zayıf ve solgun bir bünyesi olduğu için, New York'un " küçük Italya "sı olarak bilinen mahallesinde " Bobby Milk " olarak çağrılırmış.
Üzerindeki utangaçlığı on yaşında edindiği ilk sahne deneyimi olan " The Wizard of Oz " oyununda atmayı başardı. Daha sonraları Çehov'un " The Bear " ( Ayı ) oyununda yer alan aktör, giderek oyunculuğa ısındı. Yöntem oyunculuğunun en önemli temsilcileri olan ve sayısız başarılı aktörün doğmasına neden olan Stella Adler ile Lee Strasberg'ten eğitim almaya başladı.
Sinemadaki ilk aktörlük deneyimini Brian De Palma'nın " The Wedding Party " filmiyle gerçekleştiren De Niro, bu filmin ardından aynı yönetmenin " Greetings " ile " Hi,Mom! " filmlerinde rol aldı. " Bang the Drum Slowly " ( 1973 ) filminde canlandırdığı, ölmek üzere olan beyzbol oyuncusu Bruce Pearson karakteri ile En İyi Erkek Oyuncu dalında New York Film Eleştirmenleri Ödülü'nün sahibi oldu.
Aynı yıl yönetmenliğini Martin Scorsese'nin yaptığı " Mean Streets " adlı filmdeki performansı ile bütün dikkatleri üzerine çeken aktör, yönetmenle uyumlu bir ikili oluşturarak içlerinde " Taxi Driver ", " Raging Bull " ve " GoodFellas " gibi başarılı yapımların yer aldığı toplam sekiz filme Scorsese ile birlikte imza attı.
1974 yılında Francis Ford Coppola'nın büyük beğeni kazanan gangster filmi " The Godgather, Part II " ile Hollywood'un starları arasına adını yazdıran aktör, Vito Corleone rolü ile En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu dalında Oscar Ödülü'nün sahibi oldu.
Bir boksörü canlandırdığı " Raging Bull " filmindeki unutulmaz performansı ile yakaladığı başarının geçici olmadığını ispatlayan De Niro, bu kez En İyi Erkek Oyuncu dalında Oscar'ı kazanmasını bildi.
90'larla birlikte daha önceki filmlerinde sergilediği sert oyunculuğunda yumuşamalar gözlenen aktör, Sean Penn ile oynadığı " We're No Angels " ve " Mary Shelley's Frankenstein " filmlerindeki performansları ile olumsuz eleştirilere maruz kaldı. Özellikle sahibi olduğu yapım şirketi Tribeca Film Merkezi'ne gelir sağlamak için ticari filmlerde vasat rollere soyunmaya başlayan De Niro, " The Fan "deki oyunculuğu ile seyircisine eski günleri aratır oldu.
İkisi de 1995 yapımı olan " Heat " ve " Casino " filmleriyle kendini affettirmeye çalışan aktör, " Sleepers " ve " Marvin's Room " da görev aldığı yan rollerle yeniden tırmanışa geçti. Ünlü yönetmen Quentin Tarantino'nun daha öncekilere nazaran fazla beğenilmeyen " Jackie Brown " ve Dustin Hoffman ile birlikte rol aldığı ve bir skandalı örtbas etmek için gerçek dışı senaryo üreten özel bir görevliyi canlandırdığı " Wag the Dog " filmleriyle kariyerine yaraşır oyunculuklar çıkardı.
1998 yılında bir edebiyat uyarlaması olan ve başrollerinde Gywneth Paltrow ile Ethan Hawke'un yer aldığı " Great Expectations "da rol aldıktan sonra bir komedi filmi olan " Analyze This "te psikolojik tedavi gören bir mafya babasını canlandırdı. Bu filmin ardından Joel Schumacher'in " Flawless " adlı filminde rol alan ünlü aktör, filmde transseksüel komşusu ile konuşarak terapi gören bir güvenlik görevlisini oynadı.
De Niro, 2000 yılında, George Tillman, Jr.'ın yönettiği " Men of Honor " ( Onurlu Bir Adam ) filminde ve Jim Herzfeld'in yönettiği " Meet the Parents " ( Zor Baba ) filminde rol aldı.
2001 yılında gösterime giren " 15 Minutes " ( 15 Dakika )isimli macera filminde Edward Burns, Kelsey Grammer, Avery Brooks ve Melina Kanakaredes ile birlikte rol alan aktör, filmde New York Emniyeti cinayet masası dedektifi Eddie Flemming karakterini canlandırdı.