
1.Daha etkileyici olmak için...
Bazı ufak detaylar bayanların hayatını kolaylaştırmakla birlikte farkında olmadıkları güzelliklerin de habercisi olurlar...
Parfümün ömrünü uzatmak istiyorsanız...
Aldığımız parfümleri açtıktan sonra iyi koşullarda saklarsak, kokuları 6 ay ile bir yıl arasında dayanır. Gün ışığı ve hava ile temas, parfümleri bozan oksidasyonu sağlayan faktörlerin başında gelir. Bu nedenlerden dolayı, parfüm şişesinin kapağı, kullandıktan sonra sıkı bir şekilde kapatılmalı ve parfümün gün ışığından korunması için tercihan kutusunda saklanmalıdır. Parfümlerin buzdolabında saklanması parfümünün dengesini bozar ve kokusunda değişmelere neden olur. Parfüm ve eau de parfume`lerin buzdolabında saklanmamaları gereklidir. Eğer soğutulmuş ve tazeleyici bir ürün kullanmak istiyorsanız aftershave veya cologne formları almalısınız. Bu ürünler buzdolabında da saklanabilirler.
Kokunun kalıcılığı ortalama 3 saattir.
Bir parfümün cilde tatbik edilmesinden sonra kokunun kalıcılığı ortalama 3 saat kadardır. Yıkandıktan sonra, cilde nemlendirici yağlar sürülmüş ve daha sonra parfüm tatbik edilmişse süre uzar. Deniz seviyesinden yükseklere çıktıkça parfümün etkisini kaybetmesi hızlanır. Daha sıcak havalarda ve nemin yüksek olduğu durumlarda kalıcılık artar. Parfümün saça ve saç diplerine uygulanmasıda yanlıştır. Saçın ve saç diplerinin yağlı ortamı, parfümün yapısını değiştirebilir ve kokuyu bozabilir. Ayrıca parfümünüzdeki alkol, saçlı derinizin kurumasına neden olabilir. Parfümünüzün kalıcılığını ve etkinliğini artırmak istiyorsanız, parfümünüzü nabız hissettiğiniz deri noktalarına, boyun, kulak arkası, bilekler, dirsek içi bölgelerine tatbik etmelisiniz.
Pırıl pırıl saçlar....
Kuru saçları nemlendirmek ve canlandırmak için olgun bir muzu iyice ezin. Bir çay kaşığı bademyağıyla karıştırıp saçınıza friksiyon yaparak uygulayın. 20 dakika beklettikten sonra durulayın. Sonuca inanamayacaksınız. Saçı yağlı olanlara da bir tavsiyemiz var; aloe vera içeren bir parça saç jölesiyle aynı miktarda şampuanı karıştırın. Karışıma bir çorba kaşığı limon suyu katıp saçınıza uygulayın. En az iki haftada bir bu maskeyi yapın; saçınızın yağ oranı normale dönecek.
Daha dolgun dudaklar...
Dudaklara dudak renginin bir ton koyusu ile çerçeve yapılıp içi yalnızca parlatıcı şeffaf bir ruj ile boyanarak kullanabilirsiniz veya yüzünüze fondöten sürerken biraz da dudaklara sürerek renk farkını azaltır, makyaja hazırlarsınız. Kullanacağınız rujun bir ton koyusu ile çerçeve yapıp içini ruj ile doldurarak daha kalıcı bir makyaj elde edersiniz.
· Dudaklar ince ise; fondötenlenen dudakların bitimine kemik rengi bir kalemle ince bir çerçeve çizilir ve parmak uçlarıyla iyice dağıtarak hattın keskinliği azaltılır. Daha sonra dudak kalemi ile çerçeve çizilir ve içi uygun renk ruj ile boyanır.
· Açık renk rujlar dudağı daha dolgun gösterir.
· Kalın dudaklar, koyu renkli rujla daha ince gösterilebilir.
Etkileyici gözler...
Süngerli far fırçanıza biraz toz far alın. Fazlasını hafifçe üfleyerek atın ve gözkapaklarınıza nazikçe tatbik edin (Farın rengi çok parlak, çok belirgin olmamalı ve yüzünüzün bütümünde çok aykırı durmamalı). Daha sonra farınızın birkaç ton daha koyusu ile gözün şakağa yakın ucundan başlayarak bir bölge yapın. Bunun için, fırçanızı göz ve kaş arasındaki çukur olan bölgede hafifçe sürtün. Ucu inceltilmiş yumuşak bir göz kalemi ile gözkapağının üstüne, kirpiklerin hemen dibine ince bir hat çekin. Gözün ucunda bu hattı hafifçe dışarı, şakağa doğru uzatın. Alt kirpik diplerine de ince bir hat çekin ve pamuklu çubukla hafifçe dağıtın. Daha sonra kirpiklerinizi bol bol rimelleyin.
Sağlıklı bir yüz...
Yüzünüze sağlıklı, ışıklı bir görünüm vermek için allık kullanmalıyız. Büyük, yumuşak bir allık fırçasına biraz ton allık alıp fazlasını üfleyerek atın. Fırçayı yüzünüze bastırmadan, son derece hafif değdirerek şakaklara doğru sürünüz. Amaç yüzünüzde kızılımsı lekeler yaratmak değildir, allığın çok ama çok az kullanılması, iyice dağıtılması ve hafifçe renklendirmesi çok önemlidir. Dudaklarınıza renksiz veya renkli bir ruj sürerek makyajınızı tamamlamalısınız. Bunun için de önce bir dudak kalemi ile hem dudak kusurlarını düzeltmek, hem de dudağın çevresini belirterek rujun daha düzgün sürülmesini sağlamalısınız.
2.Ağız kokusunun nedenleri
Nefes verildiğinde ağızdan gelen kötü koku 'nefes kokusu' olarak adlandırılır. 'Ağız kokusu' ise, hoş olmayan kokunun ağız boşluğundan kaynaklanması durumunda ortaya çıkan kokudur.
Ağız kokusunun genel anlamda en önemli nedeni bakteri plaklarının neden olduğu dişeti hastalıklarıdır. Anadolu Sağlık Merkezi’nden Diş Hekimi Özge Sönmez kişiler için sosyal bir sorun olan ağız kokusu nedenleri ve tedavisi ile ilgili bilgi veriyor.
Erişkinlerin yarıdan fazlasında, sabahları uyandıklarında geçici bir ağız kokusu farkedilebilr. Pek de önemli olmayan bu durum, genellikle uyku esnasında tükürük akışının azalmasına bağlı olarak ağız kuruluğu sonucu ortaya çıkar ve bir miktar sıvı ya da katı gıda aldıktan sonra kaybolur. Bireyleri esas ilgilendiren durum, gün boyu kalıcı olan ve sosyal sorunlara neden olabilecek biçimdeki ağız kokusudur. Bilimsel bir kanıt olmamakla birlikte, bu durumun nüfusun yüzde 10-15 gibi önemli bir kısmını etkilediği düşünülmektedir. Ağız kokusu olduğunu düşünen bireyler, çoğu zaman uzak mesafede durmak ya da konuşurken eli ile ağzını kapatmak suretiyle, bu sorunlarını gizlemeye çalışırlar. Ayrıca, ağız gargaraları ve spreyler kullanarak veya çiklet çiğneyerek bu sorunun ortadan kalkacağına inananların sayısı az değildir. Ancak, bu yöntemlerin faydası ya hiç yoktur, ya da gelip geçicidir.
Kokunun nedeni
Kötü kokunun kaynağı büyük ölçüde ağız boşluğudur ve dişeti iltihapları bu sorunun ortaya çıkmasında önemli bir yere sahiptir. Ancak, burada dikkat edilmesi gereken husus, nüfusun yüzde 90’ının dişeti problemi olduğu düşüncesi ile, tüm kötü kokuların dişeti iltihaplarına bağlanmaması gereğidir. Diğer taraftan, dil sırtı da yüzeyinde hücre ve gıda artıklarını ve bakterileri barındırdığı için kötü kokuların oluşmasında önemli bir bölgedir.
Ağız kuruluğu
Ağız kokusunun tedavisinde nedensel etkenlerin ortadan kaldırılması en önemli aşamadır. Dişeti sorunlarının tedavi edilmesi, dil sırtının özel fırçalar ile temizlenmesi sorunu büyük ölçüde ortadan kaldırır. Ağız kokusuna neden olabilecek bir genel sağlık sorunu düşünüldüğünde ise, hastalar konu ile ilgili bir uzman hekim tarafından muayene edilmelidir. Ağız gargaraları, spreyler ya etkisiz ya da kısa dönem etkilidir. Ağız kuruluğu bir neden ise, bol sıvı alınımı ile birlikte tükürük salgılanmasını uyarmak amacı ile çiklet çiğnenmesi önerilebilir
3.Dudaklarınız artık daha çekici!
Renkler, parlaklık, ipuçları, hileler ve bu sıcak havalarda dudaklarınızın çekiciliğini artırmak için yapmanız gerekenler!
Kış boyunca dudaklarınızda kullandığınız renkler, sizi yazın inanılmaz lezzetli gösterecek olan renklerden çok farklıdır. Yüzünüz biraz renklendiğinde pastel renkli rujlar bile işe yarayacaktır. Yaz için favori tonlar bej ve toz pembesi. Eğer amacınız güçlü bir kadın imajı çizmekse, klasik mat kırmızı rujdan vazgeçmeyin.
Dudaklara acil bakım
Dudak bakımı yaz aylarında, kışın olduğu gibi bütün zamanınızı alan bir işlem değildir. Kurutan ısıtma sisteminden ve dudaklarınızı parçalayan kış soğuğundan uzakta olsanız da bu sefer dudaklarınızın büyük düşmanı güneş oluyor. Dudakların doğal koruması yoktur ve dudaklardaki deri o kadar incedir ki sadece ruj ve parlatıcı sürmek güneş yanmalarına ve çatlaklara davetiyedir. Önemli olan dudaklarınızı nemli tutabilmek. Bunu yapmak için çok fazla su içmek gerek. Dudaklarınızı sürekli nemli tutmak için bir makyaj hilesi de, nemlendiriciyi dudaklarınıza sürmek ve kuru bir diş fırçasıyla fırçalamaktır.
Parlak mı, mat mı?
Bu ateşli bir tartışma konusu. Parlaklığı savunan makyaj uzmanları bir rujun ne kadar şeffaflığı varsa dudaklara o kadar çok boyut ve gerçeklik verdiğini savunuyor. Matlığı savunanlar ise sıcak pembe ve gerçek kırmızı gibi bazı renklerin mat varyasyonlarının daha güzel durduğunu savunuyor. Eğer ille de mat ruj kullanmakta kararlıysanız, nemlendirici özelliği olan rujları seçin. Önce dudaklarınıza nemlendirici sürün ve daha sonra rengi parmaklarınızla dudaklarınıza yedirin.
Ruj sürme tüyoları
Ruju parmaklarınızla veya doğrudan tüpten sürerseniz, dudaklarınıza daha doğal bir hava verebilirsiniz. Dudaklarınızın şeklini iyice bilmelisiniz. Ruju ortadan başlayarak sürün. Ruj fırçasını ileri ve geri hareket ettirin. Turuncu tonları dişlerin sararmış gözükmesine neden olabilir.
Yumuşak dudaklar
Sıcak yaz günlerinin dudaklarınız iç in gizli silahı nemlendiricilerdir. Çantanızda her zaman iyi cinsinden bir nemlendirici bulundurmalısınız. Yazın nemlendiriciler tedavi ürünü olmaktan çıkıp makyaj malzemesi haline dönüşüyor. Ruj sürmeyi sevmeyen biri olsanız dahi dudaklarınıza sadece nemlendirici sürererek muhteşem bir görüntüye sahip olabilirsiniz.
Dudakların parlaklığı
Makyaj uzmanlarının mükemmel yaz dudakları için duymak istedikleri en doğru sıfat: 'Nemli.' Bunun sebebi ise yazın tenininizin daha çıplak ve nemli olması ve bu yüzden dudaklarınızın da bunu yansıtması. Dikkat etmeniz gereken şey ise fazlasıyla parlatıcıya bulanmış dudakların öpüşmeyi bir kabusa dönüştürmesi ve saçınıza yapışması..