Erzurum Belediyesinin kuruluş yıllarında fahri olarak her işe koşuşturan Cafer Ağa'nın bu gayretkeşliğini ödüllendirmek için Ankara'ya gidecek heyete onu da yazmışlar.
Cafer Ağa bu haberden çok memnun olmuş. Öyle ya ekabir-i memleketten olmasa heyete adını yazarlar mı?
Cafer Ağa o akşam eve hergünkünden farklı bir havayla gelince hanımı merak edip sormuş:
-Cefer, o gözel sufatın niye ele töhmüş, mosolun asmışsan, bişeye mi sinirlendin?
-Ben sinirlenmim kim sinirlensin! Bıhdım usandım. Sohahlar mi temizlenecah, gel Cefer Ağa, çölpühler mi payhlanacah, gel Cefer Ağa. Şindi de Engere'de hökümatın işi bozulmuş, gel Cefer Ağa!
//////////////////////////////////////////////
Ayı Ne Bilsin
Adamın biri avcıymış.
Adam bir gün ayı vurmuş.
Başka bir günde misafiri gelmiş.
Misafire demiş ki,
"bak bu ayıyı afrikada vurdum".
Misafirde,
"ben afrikada ayı olmadığını duymuştum",
demiş.
Avcıda,
"ayı ne bilsin oranın afrika olduğunu",
demiş.
//////////////////////////////////////////////
Ola Bakkal Pekmez Kaça
Erzurum’a alış veriş için gelmiş köylünün biri fırından taze ekmek almış, karnını doyuracak. “Bir de ucuzundan katık bulsam fena olmaz” diyerek bakkal sergilerinin önünde aranıyor. Bir ayakkabı tamircisinin yumuşasın diye köseleleri attığı su teknesini, bekmez sanarak soruyor.
“ -Olo, Bakkal! Bekmez kaça? “
“-Ne edeceksen?”
“-Bu somunu batırıp yesem ne olur”
Eskici müzipçe gülümsemiş:
“-Beş guruş olur!”
Köylünün fiyata aklı yatar, ekmeğini yedikten sonra keseyi çözüp eskiciye beş kuruşu uzatır ve
“-Olo bakkal! der, sanma ki köylü eşşek, senin pekmezin datli degildi!
-alıntıdır-emekleri geçen tüm arkadaşlardan Yüce Allah razı olsun ve haklarınızı helal edin...
Bu mesajdaki Linkleri görmek için üye olmalısınız. Lütfen Önce KAYIT olun.