Konuyu Görüntüleyenler
 1 Misafir

Cevap Gönder  Konu Gönder 
İslamiyetin Kabulunden Sonraki Türk Edebiyatı
Yazar Mesaj
kara91
Asi_Rapci
*


Üye Bilgileri Mesajlar: 11
Grup: Üyeler
Katılım: Aug 2007
Durum: Çevrimdışı
Üye No: 4417
Reputation: 0
Mesaj: #1
İslamiyetin Kabulunden Sonraki Türk Edebiyatı

Talas savaşından sonra Türkler kabileler halinde Müslüman olmaya başlamıştır. Karahan Devletinin hükümdarı Satuk Buğra Han zamanında İslamiyet resmi din olarak kabul edilmiştir.(942) B u tarihten sonra İslam’a dair eserler verilmeye başlanmıştır. Bu geçiş dönemine ait en önemli eserler şunlardır:
a) Divan-ı Lügat’ it Türk.( Türk Dilinin Sözlüğü) ( 1072–1074 )
 Kaşgarlı Mahmut yazmıştır.
 Araplara Türkçeyi öğretmek amacıyla yazılmıştır.
 1074 yılında bitirildiği düşünülüyor.
 Türkçenin ilk sözlüğüdür.
 Türklere ait gelenek göreneklerden tarihten folklordan bahsettiği için bir ansiklopedi özelliği taşımaktadır.
 Kitapta 7500 kelimenin Arapça karşılığı verilmiş olup ayrıca halk şiirleri, atasözleri, deyimler kullanılmıştır.
 Ebu’ l Kasım’ a sunulmuştur.
 Hakaniye Türkçesi ile yazılmıştır.



b) Kutatgu Biliğ (Mutluluk Veren Bilgi) (1069- 1070 )
 1069–1070 tarihlerinde Yusuf HAS Hacip tarafından yazılmıştır.
Türk edebiyatının ilk siyasetnamesidir.
 Öğretici bir nitelik taşımaktadır.
 Tapgaç Buğra Han’a sunulmuştur.
 Devletin nasıl yönetilmesi gerektiği vurgulanmıştır.
 Hakaniye (Doğu ) Türkçesi ile yazılmıştır.
 6645 beyitten müteşekkildir.
 Eserde öğütler; devlet, akıl saadet, adalet sembolleriyle verilmiştir.
 Hakaniye Türkçesi ile yazılmıştır.

c) Divan-ı Hikmet
 Hoca Ahmet Yesevi tarafından yazılmıştır.
 İlahi aşk kavramı ilk defa bu eserde kullanılmıştır.
 Yesevi tarikatının esasları ve dinin temel öğretileri anlatılmıştır.
 12. yy da yazılmıştır.
 Hece ölçüsüyle halk dili kullanılmıştır.
 Hakaniye Türkçesi ile yazılmıştır.

d) Atabet’ül Hakayık (Hakikatlerin Eşiği)

 Yüknekli Edip Ahmet tarafından yazılmıştır.
 12. yyda yazılmıştır.
 Eserde ahlakın önemi ve yolları üzerinde durulmuştur.
 Beyit ve dörtlükler bir arada kullanılmış. Dolayısıyla aruz ve hece vezni birlikte kullanılmıştır.

KİTAB-I DEDE KORKUT

 Destandan halk hikâyesine geçiş döneminin ürünüdür.
 12 hikâyeden oluşur.
 Olağanüstü olaylarla gerçeğe uygun olaylar eserde iç içedir.
 Türklerin eski yaşam tarzları ile ilgili ayrıntılar yanında İslam dini ile ilgili özelliklerde vardır.
 Eserde geçen ‘’Dede Korkut’’meçhul bir halk ozanıdır.
 Hikâyelerde oğuzların çevredeki boylar ile aralarındaki savaşlar ve kendi iç mücadeleleri yer alır.
 Hikâyelerin konuları; aşk, yiğitlik gösterisi, kahramanlık, boylar arasındaki savaştır.
 15. yy’da kaleme alınmıştır.
 Eserin yazarı belli değildir. “
 Nazım ile nesir iç içedir.
 Hakaniye lehçesi kullanılmıştır.
TÜRK HALK EDEBİYATI

 İslamiyet’ten günümüze kadar kesintisiz gelen bir edebiyattır.
 Halk içinde yetişmiş ozanları icra ettiği bir edebiyattır.
 Temelinde sözlü bir gelenek vardır.
 Dili sadedir.
 Dörtlük ve yarım kafiye esaslıdır.
 Hece ölçüsü kullanılmıştır.
 Halkın dertlerini, sevinçlerini, her türlü duygularını işlemektedir.
 Bu edebiyatı genellikle “aşık”adı verilen sazlarıyla yazdıklarını besteleyip köy köy dolaşan ozanlar icra etmiştir.
 Koşma, destan, semai, varsağı, mani, ağıt, türkü, bilmece, atasözü, devriye, şathiye, ilahi, deme gibi çeşitli nazım şekilleri vardır.
 Kendi arasında : “Âşık Anonim, ,Dini-Tasavvufi olmak üzere 3’e ayrılır.



A) ÂŞIK TARZI TÜRK HALK EDEBİYATI

 İslamiyet'ten önce başlamıştır.
 Eskiden “kam,baksı” adı verilen ozonlara bu dönemde “AŞIK”adı verilmiştir.
 Âşıklar şiirlerini bağlama adı verilen sazlarla köy köy dolaşıp söylemiştir.
 Hece ölçüsü kullanılmıştır.
 Dili sadedir.
 Nazım birimi dörtlüktür, yarım kafiye kullanılmıştır.
 Son dörtlükte şairin mahlası(adı) kullanılır.
 Şairler şiirlerini “CÖNK” adı verilen defterde toplarlardı.
 Aşk, ölüm, gurbet, ayrılık konuları sıklıkla ilenmiştir.
 Coşkulu, lirik bir söylenişi vardır.
 Koşma, mani, türkü, semai, varsağı destan gibi biçimleri mevcuttur.
 17. yüzyıldan sonra divan edebiyatından etkilenmeye başlamıştır.

KOŞMA

 Aşk, ayrılık, gurbet gibi geniş çerçeveli konuların işlendiği bir türdür.
 11’li hece ölçüsüyle yazılır.
 En az 3 en fazla 6 kıtadan oluşur.
 Dili sadedir.
Kafiye düzeni “abab,cccb,dddb…”şeklindedir.
 Son dörtlükte şairin mahlası bulunur.
 Koşmanın konularına göre “güzelleme, koçaklama, ağıt, taşlama”adlı türleri vardır.
 GÜZELLEME: İnsan ve doğa sevgisinin lirik bir edayla işlendiği koşmalara denir.
 KOÇAKLAMA: Savaş, yiğitlik, kahramanlık gibi konuları işleyen koşmalara denir.
 AĞIT: Ölen kişinin arkasından duyulan acının ve onun iyiliklerinin işlendiği koşmadır.
 TAŞLAMA: Toplumun veya bireylerin aksayan yönlerini eleştiren koşmalara denir.

VARSAĞI

 Toros Dağları ve Adana civarında yaşayan “VARSAK” boylarının söyledikleri türkülere denir.
 Kafiye düzeni koşma gibidir.
 4+4 şeklinde 8’li ölçüyle söylenir.
 “BRE, BEHEY, HEY “ nidaları sıklıkla kullanılmıştır.
 En az 3 en fazla 5 dörtlüktür.
SEMAİ

 Özel bir ezgiyle söylenen bir türdür.
 Kafiye düzeni koşma ile aynıdır.
 4 + 4 =8 ‘li ölçüyle yazılır.
 3–5 dörtlükten oluşur.
DESTAN

 6+5 ‘li hece ölçüsüyle söylenir.
 Halk edebiyatının en uzun nazım biçimidir.
 Kendine özgü bir söylenişi vardır.
 Kafiye düzeni koşma ile aynıdır.
 Ayaklanma, kıtlık, savaş, hastalık gibi toplumsal konular işlendiği gibi bireysel konuların işlendiği destanlar da vardır.
 Dörtlük sayısında sınırlama yoktur.



B) ANONİM TARZI TÜRK HALK EDEBİYATI
 Halkın ortak ürünüdür.
 Yüzyıllar süren gelişim gösterir.
 Hece ölçüsü kullanılmıştır.
 Halkın yaşamından otaya çıkmıştır.
 Sözlü ürünlerdir, çok sonraları birileri tarafından yazıya geçirilmişlerdir.
 Türkü, destan, masal, ninni, bilmece, mani, halk hikâyeleri gibi nazım şekilleri vardır.
TÜRKÜ
 Belli bir ezgiyle söylenir.
 7,8,11,14 ‘li ölçülerle söylenir.
 Hemen her konuda söylenir.
 Bölgesel özellik ve ad değişikliğine uğrayabilir.



MANİ
 “aaxa” şeklinde kafiyelenir.
 4+3 şeklinde ölçüsü vardır.
 İlk iki dizesi ayrık yani hazırlık özelliği taşımaktadır. Asıl mesaj üçüncü dizede verilir.
 Her konuda söylenebilir.
 Düz, cinaslı ve artık mani gibi çeşitleri vardır.

NİNNİ

 Annelerin bebeklerini uyutmak amacıyla belli bir ezgi ile söylediği parçalardır.
 Çocukların psikolojisi üzerinde etkilidir
 Manzum özelliktedirler.

BİLMECE

 Çoğunlukla cevabı içinde saklı bulunan ve düşünceyi geliştirmek amacıyla türetilen soru biçimlerine denir.
 Güzel vakit geçirmek amacıyla çıkarıldıkları düşünülmektedir.
 Manzum – mensur şekilleri vardır.

ATASÖZLERİ

 Yüzyıllar süren tecrübeler sonunda ortaya çıkan özlü sözlerdir.
 Kelimeleri değiştirilemezler.
 Aynı konuda birbiriyle çelişen atasözleri olabilir.

C) DİNİ-TASAVVUFİ (TEKKE) TÜRK HALK EDEBİYATI

 Hem hece hem de aruz ölçüsü kullanılmıştır.
 Eserlerde genellikle Allah sevgisi işlenmiştir.
 Hem dörtlük hem beyit kullanılmıştır.
 Dil halkın kullandığı dil olmakla beraber Arapça-Farsça kelimelerde kullanılmıştır.
 Bu eserleri daha iyi anlayabilmek için belli bir dini bilgiye sahip olmak gerekir.
 Bu eserlerde dönemin çarpıklıkları da işlenmiştir.
 Şairler genellikle dini eğitim almışlardır.
 İlahi, nefes, şathiye, nutuk, devriye, hikmet gibi nazım şekilleri vardır.

İLAHİ

 Hecenin 7’li-11’li kalıbıyla belli bir ezgiyle söylenen coşkulu şiirlerdir.
 Allah’ın aşkı ve O’na kavuşma arzusu işlenir.
 Hem hece hem de aruzla yazılan ilahiler vardır.
 İlahi’ye Aleviler “Deme”, Bektaşiler “Nefes” Mevleviler “Ayin” adını vermişlerdir.

NUTUK

 Tekkede tarikata yeni giren müritlere dinin ve tarikatın esaslarını aktarmak için yazılan şiirlere denir.
 11’li hece ölçüsü ile yazılır.


ŞATHİYE

 Dinin bazı inceliklerini alay edermişçesine anlatan şiirlere denir.
 Birçok şair bu şiirlerden dolayı horlanmış hatta öldürülenler de olmuştur.






HALK EDEBİYATININ TEMSİLCİLERİ

YUNUS EMRE
 Engin hoşgörüsü, insan sevgisiyle sadece bizim değil bütün dünyanın beğenisini kazanmış eşsiz bir şair, fikir adamıdır.
 İlahi aşkı ve insan sevgisini eserlerinde işlemiştir.
 Hem aruzu hem de hece veznini kullanmıştır.
 Şiirlerinde dili oldukça sadedir, zamanının halk dilini kullanmıştır.
 Nazım biçimi olarak “ilahi”yi seçmiştir.
 “Risalet’ün Nushiye (Nasihatlar Kitabı) ve Divan” adlı kitabı vardır.

PİR SULTAN ABDAL
 Halk edebiyatında lirik şiirin öncülerindendir.
 Halk içinde çok sevildiği için isimsiz birçok şiir onun adında yayımlanmıştır.
 Tasavvufu, halkın anlayışıyla birleştirmiştir.
 Bütün şiirlerini hece ölçüsüyle yazmıştır.
 Dili oldukça sadedir.
 Bektaşi tarikatına mensup olduğu için “nefes”leri ünlüdür.

HACI BEKTAŞI VELİ
 Bektaşi tarikatının kurucusudur
 Büyük bir bilgindir.
 Orta Anadolu’da etkin olmuştur.
 “Malakat”adlı Arapça eseri ünlüdür.
KAYGUSUZ ABDAL
 Kendisinden önceki şairlerden etkilenmiştir.(Özellikle Yunus’tan)
 Hem hece hem de aruz veznini kullanmıştır.
 Alaylı, nükteli, eleştirili şiirler yazmıştır.
 Edebi yazıları da vardır.
 “Budala-name, Mugaalet-name”adlı eserleri vardır.

KAYIKÇI KUL MUSTAFA
 17. yüzyılın önemli yeniçeri şairlerindendir.
 Kahramanca şiirleriyle tanınmıştır.
 “Genç Osman” destanıyla tanınmıştır.
 Divan şiirinden etkilenmemiştir.
KÖROĞLU
 Başkaldırının, isyanın şairidir.
 Din dışı konularda şiirler yazmıştır.
 Sultan Murat (II.) zamanında savaşlara katılmıştır.
 Köroğlu adlı halk kahramanıyla aynı adı ve özellikleri taşıdığı için ikisi aynı kişi olarak anılmıştır.
DADALOĞLU
 Toroslar bölgesinde yaşamış.
 Devlet yönetiminin aşiretiyle olan mücadelesi üzerine söylediği:
“ferman padişahınsa dağlar bizimdir”dizelerinin nakarat olarak kullanıldığı şiiri oldukça beğeni toplamıştır.
 Varsağı , semai ve destanları meşhurdur.
 Türküler yazmıştır.
KARACAOĞLAN
 Şiirlerini sade bir dille yazmıştır.
 Hece ölçüsünü ustalıkla kullanmıştır.
 Saz şairliğinin piri sayılır.
 Din dışı konularda yazmıştır.
 Koşmaları oldukça sevilmiştir.
 Kuvvetli lirik egemenliği hâkimdir şiirlerine.
 Anadolu’yu at sırtında gezip şiir söylemiştir.
ÂŞIK ÖMER
 İyi bir eğitim almamasına karşın şairler arasında yeteneğiyle kendine en üstte yer edinmiştir.
 Devrinin idarecilerini, dinini görünüş için yaşayanlarını eleştirmiştir.
 Aruzu kullanmıştır. Ancak hece ölçüsünde asıl karakterini bulmuştur.
DERTLİ
 18. yüzyılın sonlarında yaşamıştır.
 Hem hece hem de aruz ölçüsünü kullanmıştır.
Lirik koşmalarıyla tanınmıştır.
 Divan ‘ı taş baskıyla basılmıştır.

EMRAH
 Erzurumludur.
 Divan edebiyatından etkilenmiştir.
 Gazel, murabbalar yazmıştır.
 Koşma ve semaileriyle tanınmıştır.

GEVHERİ
 İnce bir söyleyiş, derin bir bilgi içeren şiirleri halk arasında çok sevilmiştir.
 Divan edebiyatında etkilendiği için mazmun ve yabancı sözcükleri çokça etkilenmiştir.
 Koşmaları ve taşlamaları oldukça ünlüdür.
BAYBURTLU ZİHNİ
 Divan edebiyatına çokça dalmaya çalışmıştır.
 Saz şairi olarak ün kazanmıştır.
 Divan’ı, Sergüzeşt-name”adlı kitapları vardır.

ÂŞIK VEYSEL
 Çocuk yaşta kör olması ona derin bir duygu zenginliği vermiştir.
 Yurt, insan ve toprak sevgisini iliklerine kadar hisseden, bunu şiirlerinde işlemiştir.
 Halk edebiyatının ve son dönem edebiyatımızın usta şairlerindendir.
 Sivas Şarkışla Sivri alan köyünde doğmuş ve yaşamıştır.
DİVAN EDEBİYATI ( KLASİK –ESKİ EDEBİYAT)

İslamiyet’in kabulünden sonra Türkler yaşamın her alanında Araplardan, Farslardan etkilenmişlerdir. Bu etkileşimin en belirgin olduğu alanların başında edebiyat göze çarpmaktadır.
 13. yy dan dan itibaren şair ve yazarlar Fars- Arap etkisine girmeye başlamıştır.
 Şairler şiirlerini “DİVAN” adını verdikleri bir kitapta topladıkları için bu edebiyatına “Divan Edebiyatı” denilmiştir.
 Ayrıca “klasik-eski –zümre edebiyatı” da denilir
 Bu edebiyatın özünde dinde tasavvuf vardır.
 Dil çoğunlukla halkın anlayacağı tarzda değildir.
 Arap ve Fars edebiyatı örnek alınmıştır.
 Saraydan destek gördüğü için “saray edebiyatı” da denilmiştir
 Ölçü olarak “aruz ölçüsü” kullanılmış.
 Çoğunlukla aşk, şarap, kadın övgü, din, ahlak, tasavvuf konuları işlenmiştir
 Kafiye hem göz hem de kulak için anlayışı hakimdir.
 Zengin ve tam kafiye sıklıkla kullanılmıştır.
 Divan dışında beş mesnevinin toplandığı kitaba “hamse” denilir.
Nazım biçimleri “beyitle” yazılanlar: Gazel, kaside, mesnevi,
 “bentlerle”yazılanlar:rubai, tuyuğ,şarkı,terkib-i bent,terci-i bent,murabba


BEYİTLERLE YAZILAN NAZIM ŞEKİLLERİ

1 ) GAZEL
 Güzellik, aşk, kadın, şarap gibi konuları işleyen nazım türüdür.
 Araplarda Farslara onlardan da Türklere geçmiştir.
 Gazelin ilk beyitine “matla”son beyitine “makta” denir.
 En güzel beyitine “beyt’ül gazel ya da şah beyit” denir
 Kafiye şeması: “aa,ba, ca da...” şeklindedir.
 “En az beş en fazla on beş beyit” ten oluşur.
 Konu birliği yoktur. Her beyit başka bir konudan bahsedebilir.

2 ) KASİDE
 Herhangi bir kişiyi ya da durumu övmek amacıyla yazılan şiirlerdir.
 En 33 en fazla 99 beyitten oluşur.
 İlk beyitine matla, son beyitine makta, şairin adının bulunduğu beyite taç beyit adı verilir.
 Kafiye düzeni gazelle aynıdır.
 Allah’ın birliğini anlatan kasidelere: TEVHİT
 Allah’a dua etmek için yazılanlara: MÜNACAAT
 Herhangi bir şahsı övmek için yazılanlara: METHİYE
 Peygamberleri övmek için yazılanlara: NAAT
 Birini eleştirmek için yazılanlara: HİCVİYE
 Ölen birinin arkasından yazılanlara MERSİYE kasidesi denir.
 Kaside: nesip-girizgâh-methiye-tegazzül-fahriye-dua bölümlerinden oluşur.
 En önemli kasideci NEFİ’dir.

3 ) MESNEVİ
 Roman ve hikâyenin yerini tutan çoğunlukla uzun konuların işlendiği nazım biçimine denir.
 Her beyit kendi arasında kafiyeli olduğu için uzun yazılmaya imkân vermiştir.
 Beyit sınırı yoktur.
 Çoğunlukla hikemi konular, efsaneler, kahramanlık ve aşk konuları işlenmiştir.
 Leyla-Mecnun mesnevisi en çok okunan olmuştur.
UYARI: Bunların dışında uzun ve kısa mısraların ard arda sıralanmasıyla yazılan Müstezat, günümüz manileri gibi kafiyeleşen kıt’alar da yazılmıştır. Kıtalar aaxa şeklinde kafiyelenir.

BENTLERLE YAZILAN NAZIM ŞEKİLLERİ
1) TERKİB_İ BENT

 5 ile 15 bent arasıda değişir uzunluğu.( 15 ten fazla olan da var)
 Her bent 8–15 beyit arasında değişir.
 Didaktik, felsefi, eleştiri konularında yazılır.
 Gazel gibi kafiyelenir.
 Ziya Paşa’nın terkib-i bendi meşhurdur
2) TERCİ_İ BENT
 Terkibi-i bente benzer.

3 ) TUYUĞ
 Divan edebiyatına Türklerin kattığı bir türdür.
 Felsefi konular işlenmektedir.
 Kadı Burhanettin’in tuyuğları meşhurdur
4 ) RUBAİ
 Kafiyelenişi aaxa şeklindedir.
 Aruzun belli kalıplarıyla yazılır.
 Felsefi ve hikemi derinliği olan konular işlenmiştir.
 İran’da ÖMER HAYYAM, Türk edebiyatında MEVLANA ‘nın rubaileri meşhurdur.

5 ) ŞARKI
 Türklerin divan edebiyatına kattığı bir türdür.
 Aşk kadın şarap konuları işlenmiştir.
 Nedim bu türün en önemli temsilciliğini yapmıştır.
 Üçüncü mısrasına “miyan” denir.


DİVAN EDEBİYATININ ŞAİR VE YAZARLARI

HOCA DEHHANİ
 Divan edebiyatının kurucusu kabul edilir.
 Yirmi bin beyitlik “Selçuk Şehnamesi”adlı kitabı vardır.
 Vatan hasreti ile ilgili şiirleri vardır.
MEVLANA
 Mevlevi tarikatının kurucusudur.
 Mesnevi adlı yüz bin beyitlik eseri vardır
 Divan-ı Kebir, Mektubat adlı eserleri de vardır.
 13.yy. tasavvuf şairidir.
 Bütün eserlerini Farsça yazmıştır.
NECATİ BEY

 Divanı vardır.
 Millileşme akımını savunmuştur.
 Eserlerinde sade bir dil kullanmıştır.
 Divan şiirine bir yerlilik, bir ulusallık kazandırmaya çalışmıştır.

AHMEDİ
 14. yy. da tanınmış bir şairdir.
 İran edebiyatının bütün özelliklerini edebiyatımıza katmaya çalışmıştır.
 Din dışı konularda şiirler yazmıştır.
 “Cemşit u Hurşit, İskendername Divan’ı”adlı eserleri vardır.


ŞEYHİ
 15. yyda yaşamıştır.
 Tasavvufi şiirleri ağırlıktadır.
 Çağının dil inceliklerini eserlerinde yansıtmıştır.
 Devrinin bozukluklarını bir eşekten yola çıkarak şikâyet ettiği “HARNAME”adlı kitabı meşhurdur. Bu kitap birçok yönüyle fabl özelliği taşımaktadır.
 Harname, Hüsrev ü Şirin ve Divan adlı kitapları vardır.

ALİ ŞİR NEVAİ
 Çağatay Türk edebiyatını en önemli temsilcisi sayılır
 “Muhakemet’ül Lugateyn”adlı kitabıyla Türkçe-Farsçayı karşılaştırmış ve Türkçenin Farsçadan üstün olduğunu söylemiştir.
 “Hamse” (beş mesnevi) sahibidir.
 İlk bibliyografya kitabımız (şairlerin hayatını almış) olan “Mecalisü’ün Nefais”adlı kitabı vardır.
 Türkçenin musiki ve vezin kalıplarını içeren Mizanül Evzan adlı kitabı vardır.
 Devlet adamlığı yapmıştır.
FUZULİ
 Duygu, düşünüş ve edebiyat açısından Türk edebiyatının en büyük şairi sayılır.
 Lirik şiirleri oldukça meşhurdur.
 Platonik bir aşk anlayışı vardır.
 Azeri Türkçesini kullanmıştır.
 Uçsuz bir hayal dünyasına, derin bir bilgiye sahiptir.
 Kerbela da türbedarlık yaptığı söylenir.
 Ona göre şair bilgisiz olamaz, ilham olmadan şiir yazılmaz. Şiir bir Allah lütfüdür.
 “Şikâyetname” adlı eseri devrin bozukluklarını anlatan “hiciv”dalında ilk mektuptur.
 Türkçe Divanı, Farsça Divanı, Arapça Divanı, Hadikat’üs Süeda, Beng ü Bade, Leyla ü Mecnun Mesnevisi, Hadisi Erbain, Şikâyetname adlı kitapları vardır.

SİNAN PAŞA
 15.yüzyılın nesir yazarıdır.
 Dili oldukça süslüdür.
 “Tazarru -name”adlı eseri oldukça meşhurdur. Seciler ve söz sanatlarıyla doludur.


BAKİ
 Şairlerin sultanı lakabıyla anılır(sultan’uş şuara)
 Kanuni’nin iltifatına çokça mazhar olmuştur.
 Genellikle din dışı konularda şiir yazmıştır.
 Ahenk ve kulak için kafiyeye çok düşkündür.
 16.yyda yaşamış en büyük şairdir.
 Divan’ı ve Kanuni Mersiyesi meşhurdur.

NEFİ
 Kasidenin Türk edebiyatındaki tartışmasız lideridir.
 Övdüğünü göğe çıkarır, yerdiğini yerin dibine geçirir. Sınırlaması yoktur.
 Dili oldukça süslüdür.
 Öldürüldüğü söylenir şiirleri yüzünden.
 “Sihamı- Kaza adlı eseri vardır.
KÂTİP ÇELEBİ

 “Cihan-numa, Keşf’uz Zunün, Mizan’ül- Hak”adlı eserleri vardır.
 Didaktik eserler yazmıştır.



BAĞDATLI RUHİ
 Toplumcu bir özelliğe sahiptir.
 Döneminin aksaklıklarını terki-i bentleriyle eleştirmiştir.
 Tarikata girmesine rağmen din dışı şiirleri vardır.
NABİ
 Asıl adı Yusuf’tur.
 17. yy da yetişmiştir.
 Didaktik – hikemi şiirin edebiyatımızdaki en iyi temsilcisi sayılır.
 Akıcı ve düzgün bir dili vardır.
 Oğlu için yazdığı “Hayriye”adlı kitabı meşhurdur.
 Farsça ve Türkçe Divanı, Hayrabat, Sürname adlı kitapları vardır

EVLİYA ÇELEBİ
 Edebiyatımızın seyahat yazarlarının piridir.
 “Seyahat-name” adlı eseri vardır.
NEDİM
 Lale Devri (18. yy) nin eğlencelerini eserlerinde en iyi yansıtan şairdir.
 Şiirde mahallileşme akımını başlatan ve yerleştiren şairdir.
 Tasavvufun etkisinde kalmayan tek şairdir.
 İstanbul Türkçesi ile yazmıştır.
 Halk dilini, inanışlarını şiirlerinde işlemiştir.
 Divan edebiyatının klasik söylemlerine(mazmun) yenilerini katmıştır.
 “Şarkı” nazım şeklini en ustaca kullanan şair olmuştur.
 Hece vezniyle şiirleri de vardır.


ŞEYH GALİP

 Divan edebiyatının son büyük şairidir.
 Yenileşme hareketlerine uygun şiirler yazmıştır, halk söylemlerini eserlerinde kullanmıştır.
 Hece ölçüsüyle şiirler yazmıştır.
 Genel olarak dili süslü ve ağırdır.
 “Hüsn ü Aşk” adlı mesnevisi meşhurdur.


İmzaya site adresi yazmak  yasaktır !!!


08-12-2007 01:20 AM
Web Sayfasını Ziyeret Edin Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
Cevap Gönder  Konu Gönder 

Yazdırılabilir Bir Versiyon Görüntüle
Bu Konuyu Bir Arkadaşına Gönder
Bu Konuya Üye Ol | Konuyu Favorilerime Ekle

Forum Geçişi

Banner Takas & Reklam

Toplistler  | Link Takas
Haber | Flash Oyun | Tasarım | İslam Portalı | Dini Hikaye
Benimsayfam | İngilizce Pratik | Lider100 | Toplist100 | Link Defteri
eXTReMe Tracker