Vurulur Ortadoğu’nun Paris’i Beyrut.
Vurulur Kana…
Kurşundan kaçan çocuklar kimyasalların hışmına uğrarlar.
Üzerilerine sağanak sağanak uranyumun bilmem hangi hali yağar.
Batı her zamanki gibi seyreder.
Kelime-i Şahadet getirip İslam’a girmiş ama Müslüman olmamış olanlar seyreder, yakından yakına…
Birleşmiş illetler seyreder uzaktan uzağa…
Dünyanın öbür ucundan bir gayri Müslim Hugo Chavez aslan gibi kükrer.
Kana vurulur vakitsiz vakitlerde.
Çoğu çocuk 50 nin üzerinde şehit vardır.
Küçük bir çocuk kurtulur adı: Hasan
Hasan’ın 7 yaşındaki ablası da şahadet şerbetinden içmiştir.
Ortadoğu’nun en batılı ülkesine bombalar düşer
Batı kendisine özeneni yine yalnız bırakmıştır.
Acılarıyla, yaralarıyla, kanlarıyla bir başına bırakılmıştır.
Hasan Nasrullah terörist damgası yemiştir.
Erkekçe dövüştüğü için ürkekçe dövüşenler tarafından terörist ilan edilmiştir.
Breh, breh, breh!!!
En büyük teröristin kim olduğunu dünya yeniden gördü.
Ve en büyük teröristin beli kırıldı!
Tarumar oldu Hizbullah’ın eliyle.
Öyle ya Allah zalimleri Müslümanların elleriyle cezalandırmak ister.
Ve cezalanıp cehenneme yollanıyor zalimler.
Zalimler ise mazlumları şehit ederek dünya cehenneminden kurtarıyor.
Vurulur Ortadoğu
Ortadoğu’nun Paris’i Beyrut, Gazze’nin arka sokaklarına döner.
Birleşmiş İlletlerin foyası salt olarak ortaya çıkar.
ABD’nin özgürleştirme felsefesinin köpekleştirme olduğu ortaya çıkar.
İngiliz kurnazlığı ortaya çıkar.
Sesini çıkaramayan, sus pus oturan koltuk sevdalısı İslam ülkelerine lider olmuş MÜNAFIKLARIN maskesi düşer.
Ve er meydanlarının erleri ortaya çıkar.
Kafirler istemese de ALLAH NURUNU TAMAMLAYACAKTIR!
ALLAHU EKBER!!!
Lokman HAMİTOĞLU
Şairin görevi süslü kelimeler bulup, bunları yanyana dizmek değil, Şairin görevi; yaşadığı devri ilgilendiren konularda hislere tercümen olmaktır.